Yorumlar
Mevlüt Şekeri (100 Ad.) Mevlüt Şekeri (100 Ad.)
5 5 Yıldızlı
www.mevlutsekeri.net sitesine acılı günümüzde mevlüt şekerlerini zamanın
Mevlüt Şekeri (100 Ad.) Mevlüt Şekeri (100 Ad.)
5 5 Yıldızlı
gelen mevlüt şekerleri iyiydi.Saolun
Bebek Mevlüt Şekeri Pembe   (100 Ad.) Bebek Mevlüt Şekeri Pembe (100 Ad.)
5 5 Yıldızlı
bebeğim için mevlüt okutmak istiyorum, ideal ürün budur. teşekkürler
Mevlüt Şekeri (100 Ad.) Mevlüt Şekeri (100 Ad.)
5 5 Yıldızlı
ömceki yazılanları okudum ve üstüne söylicek fazla söz bulamıyorum.MevlÃ
Bebek Mevlüt Şekeri Pembe   (100 Ad.) Bebek Mevlüt Şekeri Pembe (100 Ad.)
5 5 Yıldızlı
bebeğimin mevlidi için sipariş vermiştim şekerler elimize zamanında ulaşt
Mevlüt Şekeri (100 Ad.) Mevlüt Şekeri (100 Ad.)
5 5 Yıldızlı
teşekkürler, çok memnun kaldık ürününüzden. iyi çalışmalar
Lüx Mevlüt Şekeri 2 (100 Ad.) Lüx Mevlüt Şekeri 2 (100 Ad.)
5 5 Yıldızlı
Geçen gün bu mevlüt şekeri 'ni sipariş ettim ve istediğim saatte elime ula
Mevlüt Şekeri (100 Ad.) Mevlüt Şekeri (100 Ad.)
5 5 Yıldızlı
inşallah mevlüt şekerlerim tam zamanında teslim olur
Mevlüt Şekeri (100 Ad.) Mevlüt Şekeri (100 Ad.)
5 5 Yıldızlı
Mevlüt şekerim elime ulaştı. Ürünlerinizi kaliteli tuttuğunuz ve mevlüt
Mevlüt Şekeri (100 Ad.) Mevlüt Şekeri (100 Ad.)
5 5 Yıldızlı
sizin mevlüt şekerlerini çevremdekilerede önereceğim...
 
Canlı Destek İçin Tıklayın
Alışveriş Sepeti
0 ürün var.
 
Ürün Vitrini
Kelebekli Nikah Åžekeri
Kelebekli Nikah Åžekeri
Nikah Åžekeri 2021
1.00TL
 

Mir-Ac Kandili

Mir'ac Kandili

Allah'ın emriyle Peygamber Efendimiz (sas)'in rûhen ve bedenen, Burak10 isimli semavî bir binite binerek Cebrail ile birlikte Mekke'deki Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya [Beytü'l-Makdis] kadar yapmış olduÄŸu gece yolculuÄŸuna -ki buna İsra denilir-, oradan da bir mi'râcla [manevî asansör] yedi kat göklere yükselip tâ Sidretü'l-Müntehâ'ya ulaÅŸması, burada Cebrail'i arkada bırakıp Refref denilen ledünnî binitle Allah'ın huzuruna varıp O'nun Zât-ı Akdes'ini yakînen müÅŸahede etmesi ve zaman-mekân üstü konuÅŸması olaylarına Mi'râc denilir. İki aÅŸamalı bu gökler ötesi yolculuk, peygamberliÄŸin 12. yılında, hicretten 18 ay önce, mübarek üç ayların ilki olan Recep ayının 27. gecesinde (Regâib gecesinden yirmi küsur gün sonra) gerçekleÅŸmiÅŸtir. Kadir gecesinin de Ramazan'ın 27. gecesi olması ile aralarında çok gizemli bir tevafuk vardır. Bediüzzaman Hazretleri: "Mi'rac gecesi ikinci bir Kadir gecesi hükmündedir."11 sözleriyle, bu gecenin Kadir gecesinden sonra en kutsal bir gece olduÄŸunu belirtmiÅŸlerdir. Ebu Talip'in ve Hatice validemizin vefatı ile çok hüzünlenen, müÅŸriklerin üç yıl süren ablukası ve Tâiflilerin saldırıları karşısında daralan Allah Rasûlü (ve mü'minler), bu mi'rac olayı ile çok muhteÅŸem bir teselliye ve ihsan-ı İlâhîye ve nail olmuÅŸtur. Üç ayların ilk kandili, Regaip gecesi, ikinci Mi'rac gecesidir. Regaib gecesi, Zât-ı Ahmediye'nin terakki hayatının baÅŸlangıcının ünvanıdır. Mi'rac gecesi de Zât-ı Ahmediyenin terakki hayatının zirve noktasının ünvanıdır.12

Kur'ân-ı Kerim'de İsrâ suresi (17/1) bu İsrâ olayını anlatır. Necm suresi de İsrâ'nın devamı olan Mi'râc hadisesini anlatır.13 Âyetlerde biraz da kapalı olarak anlatılan bu esrarengiz yolculuÄŸu, Peygamberimiz (sas) bir çok hadîslerinde detaylarıyla anlatmışlardır.14 Bir gece Kâbe-i Muazzama'nın Hatîm mevkiinde yatarken, Cebrail (as) gelip mübarek göÄŸüslerini yardı, kalbini zemzem suyu ile yıkadıktan sonra içini iman ve hikmetle doldurup eski hâline koydu. Sonra beyaz bir binek Burak ile (normalde bir aylık mesafedeki) Mescid-i Aksa'ya uçtular. Orada bütün peygamberlerin ruhlarına imam olup namaz kıldırdı. Bu, onların ÅŸeriatlerinin asıllarına mutlak varis olduÄŸunu ifade ediyordu.15 Bir de kendisine su, ÅŸarap ve süt takdim edildi. O, fıtrî ve tabiî olan sütü içti. Bu ise ümmetinin doÄŸru yola iletildiÄŸini ifade ediyordu. Ardından yüceliklere yükseltici bir mi'rac (manevî asansör) ile göklere çıkartılıp yedi kat semaları bir bir dolaÅŸtırılmıştır. 1. kat semada: Hz. Adem'le, 2. kat'ta Hz. İsa ve Hz. Yahya, 3. kat'ta Hz. Yusuf, 4. kat'ta Hz. İdris, 5. kat'ta Hz. Harun, 6. kat'ta Hz. Musa ve 7. kat'ta Hz. İbrahim ile görüÅŸtü. Melekleri, Cennet ve Cehennem'e kadar bütünüyle ahiret hayatını müÅŸahede etti. Bütün mülk ve melekût âlemlerini dolaÅŸtı.16 Cebrail daha sonra Peygamberimiz'i daha da yükseklere çıkardı, öyle bir fezaya vardılar ki kaderleri yazan kalemlerin cızırtıları duyuluyordu. Nihayet varlıklar âleminin son sınırı olan Sidretü'l-Müntehâ'ya ulaÅŸtılar. Cebrail: "İşte burası Sidretü'l-Müntehâ'dır. Ben buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam, yanarım." dedi. Peygamberimiz'e Sidre'de dört kutsal nehir ve hergün yetmiÅŸ bin meleÄŸin ziyaret ettiÄŸi Beyt-i Ma'mûr gösterildi. Sonra kendisine ÅŸarap, süt ve bal dolu üç bardak sunuldu. O, yine sütü tercih etti. İçtiÄŸi süt, onun ve ümmetinin fıtratı, yani hilkat-i İslâmiyesiydi. Ayrıca ÅŸehitlerin ve muttakilerin cenneti olan Cennetü'l-Me'vâ'yı temaÅŸa etti. Cebrail'i geride bırakan Zât-ı Ahmediye Aleyhisselam, burada Refref'e binerek ArÅŸ-ı A'lâ'ya urûç etti ve tâ Kâb-ı Kavseyn olarak belirtilen "imkân dairesinin bitiÅŸ, vücûb dairesinin baÅŸlama sınırına" ulaÅŸtı. Huzûr-u Kibriya'da Zât-ı Akdes'e ok yayının iki ucu kadar, hattâ daha fazla yaklaÅŸtı.17 Cemâlullah'ı perdesiz ve vasıtasız olarak müÅŸahede etti, Onunla zaman ve mekândan münezzeh olarak bîkem u keyf konuÅŸtu. Daha sonra tekrar Refref'le Sidre'ye geri döndü. Orada Cebrail'i asıl hüviyetiyle -tıpkı ilk defa Hira'da gördüÄŸü ÅŸekliyle- gördü.18 Müteakiben de yine Cebrail ile birlikte göz kırpması kadar kısa bir zaman parçasında dünyaya nüzûl eylediler.19

"Ben mi'racdan daha güzel bir ÅŸey görmüÅŸ deÄŸilim"20 diyen Peygamberler Sultanı, mi'rac yüceliklerinden -âdeta bir vefa duygusuyla- geri dönerken yanında ümmetine çok büyük hediyeler getirmiÅŸtir. Birincisi: BeÅŸ vakit farz namazı getirmiÅŸtir. İhsan ÅŸuuruyla kılınan namazlar, ümmetin mi'rac asansörleri olacaktır. İkincisi: "Âmenerrasûlü" diye bilinen âyetleri getirmiÅŸtir. [Bakara, 2/285-286]. Üçüncüsü: İsra Suresi'nin 22-39. âyetlerinde21 bahsedilen 12 adet İslâm prensibini getirmiÅŸtir.22 Dördüncüsü: Allah'a hiçbir ÅŸeyi ortak koÅŸmadan ölen kimselerin günahlarının affedileceÄŸi ve Cennet'e girecekleri müjdesini getirmiÅŸtir. BeÅŸincisi: İyi amele niyetlenen kiÅŸiye -onu yapamasa bile- bir sevap; eÄŸer yaparsa on sevap yazılacağı; fakat kötü amele niyetlenen kiÅŸiye -onu yapmadığı müddetçe- hiçbir günahın yazılmayacağı; ancak iÅŸlediÄŸi zaman da sadece bir günah yazılacağı müjdesini getirdi. Bir diÄŸer hediye de, Mi'rac gecesi Allah ile karşılıklı selâmlaÅŸma ve sohbetlerinden bazı sözleri getirmiÅŸtir ki et-Tahiyyâtü diye meÅŸhur olan bu sözler, bütün namazlarda teÅŸehhütte otururken okunmakla Mi'racda Allah ile Habibi (sas) arasındaki o kutsî sohbeti hatırlatmakta ve benzerî bir mükâlemeye namaz kılanı mazhar etmektedir.23

Evet Zât-ı Ahmediye, bütün velayetlerin üstünde bir külliyet ve ulviyetle tezahür eden velayetinin bir neticesi olarak İlâhî kemal mertebelerinde seyr ü sülûk olan Mi'rac24 ile huzur-u kibriyaya uzanan yolu açmıştır. Kapıyı da açık bırakmıştır ki, arkasındaki evliyayı ümmet, ruh ve kalp ile o nuranî caddede, Mi'râc-ı Nebevî'nin gölgesinde seyr ü sülûk edip istidatlarına göre yüce makamlara çıkıyorlar.25 Mi'rac'ta farz kılınan beÅŸ vakit namaz, mü'minin mi'racıdır;26 ve Mi'rac-ı Ekber'in (Efendimiz'in Mi'racı) cilvesine mazhar27 olan bir mi'rac-ı asgar (küçük mi'rac'tır.28 Bu mi'racın zirvesi ise secde hâlinde yaÅŸanır,29 kulun Allah'a en yakın olduÄŸu anda. Her mü'min, namazın fiil ve rükünlerine fikrini bindirip, bir nevi mi'rac ile kâinatı arkasına atıp huzura kadar gider.30

Bediüzzaman Hazretleri: "Leyle-i Mi'rac, ikinci bir Leyle-i Kadir hükmündedir. Bu gece mümkün oldukça çalışmakla kazanç birden bine çıkar. Åžirket-i maneviye sırrıyla, inÅŸâallah her biriniz kırkbin dil ile tesbih eden bazı melekler gibi, kırkbin lisan ile bu kıymetdar gecede ve sevabı çok bu çilehanede ibadet ve dualar edeceksiniz ve hakkımızda gelen fırtınada binden bir zarar olmamasına mukabil, bu gecedeki ibadet ile ÅŸükredersiniz."31 sözleriyle bu gecenin manevî bir fırsat bilinip deÄŸenlendirilmesi gerektiÄŸine dikkat çekmiÅŸlerdir.32 M. Fethullah Gülen Hocaefendi: "Mi'rac'ın esas armaÄŸanı namazdır ve bu aynı zamanda her mü'minin mi'racı olarak, onları da miraca götürecek nurdan bir helazondur. Namaz, herÅŸeyiyle halis bir ibadet ve mi'rac için yegane vesile, sonra da Allah Rasulü (sas)'ne gökler ötesi seyahatin en son noktasında tevdi edilen İlâhî bir armaÄŸandır. Bu armaÄŸan içinde herkese kılacağı namazı ölçüsünde bir mi'rac mukadderdir."33 "Mü'min için her namaz bir mi'râc vesilesidir. Ve mü'mine düÅŸen de her namazda farklı farklı buudlarda bile olsa mi'râcını tamamlamaktır."34 "Mi'raca namazla çıkılır.. Allah'a namazla ulaşılır, enbiyanın huzuruna namazla varılır. Ama herkes bunu namazda kendine göre hisseder ve kabiliyeti nisbetinde yükseldiÄŸini duyar. Herkesin hissettiÄŸi kendi miracıdır."35 "Bu baÄŸlamda, fıkıh kitaplarında bir Mi'rac gecesi namazından bahsedilmektedir ki, kılınması müstahsen görülmüÅŸtür: 12 rek'attir. Her rek'atında fatiha suresiyle beraber herhangi bir sure okunarak iki rek'atte bir selâm verilir. Sonra da 100 kere "Sübhânellâhi velhamdü lillahi vela ilahe illallâhü vellâhü ekber." denilmelidir. Müteakiben ise 100 kere tevbe ve istiÄŸfar edilip, 100 kere de Efendimiz (sas)'e salât ü selâm getirilmelidir. Gündüzünde de oruçlu bulunmalıdır; zira bu hâlde günaha dair olmaksızın yapılacak her duanın kabul edileceÄŸi inayet-i İlâhîden umulur.36 Ayrıca bütün mü'minlere dua etmeyi de unutmamalıdır.

Nasıl ki Efendimiz'in Mevlid kandillerinde, Onun kutlu doÄŸumunu anlatan Mevlidler okunur; öyle de Mi'rac kandillerinde, bu semavî seyehati anlatan Mi'râciyeler okunur.37 Mevlid-i Nebi ÅŸairi Süleyman Çelebi'nin "SöyleÅŸirken Cebrail ile kelâm / Geldi Refref önüne, verdi selâm" beytiyle baÅŸlayan mi'raciyesi meÅŸhurdur. Bu kandil gecesi, Mi'rac olayını anlatan hadîsler ve kitaplar yeniden okunmalı, toplantılar düzenleyip mi'raciyeler okutulmalıdır. Gönüller ilâhilerle coÅŸmalı, ilmî-manevî sohbetlerle kendinden geçmelidir. Kur'ân'dan özellikle [İsra, 17/1, 22-39. âyetleri, Necm 53/1-18; Bakara, 2/285-286] âyetleri ve tefsirleri okunabilir. EÄŸer kiÅŸi, Kur'ân'ın dilinden kalp kulağıyla iman derslerini dinleyip başını kaldırıp vahdete tam yönelse, "kulluÄŸun mi'racı"yla kemalat arşına çıkabilir.38 Mi'rac'ta iman hakikatleri gözle görüldüÄŸü için, bu kandil gecesi imanî konuları ve o konular içinde Mi'rac'a ait meseleleri derinlemesine okuyup mütalâa etmek lâzımdır.39 "Mi'rac-ı imânî"40 ile âdeta İlâhî mükâlemeye nail olmalıdır.

Camilerde cemaatle kılınan akÅŸam ve yatsı namazları ve okunan Kur'ân'larla kıvamını bulan ruhlar, daha sonra evlerine çekilmeli, evlerindeki mescid-i haram mesabesindeki odalarından seccade burak'ına binerek ilham cebrail'i eÅŸliÄŸinde ihlas mescid-i aksa'sına varmalı; orada gözyaşıyla karışık bir kâse mânâ sütü içtikten sonra secdelerin mi'racıyla yükselip âyetlerin kanatlarında ruhunun mülk ve melekût semalarına yelken açmalı, her rek'atta âdeta bir kat yukarılarına doÄŸru yücelmeli, bir noktadan sonra binit deÄŸiÅŸtirip ihsan41 refref'ine binerek kendi kemal sidre-i müntehalarında pervaz etmeli, nihayet insanda arÅŸ-ı azam mesabesindeki kalbin derece-i ufkuna urûç ile tâ kâbı kavseyne ulaşıp "et-tahiyyâtü"nün sırrıyla huzur-u kibriya'da sünûhât ve ilhâmât ötesi bir nevi mükâleme-i İlâhiye ve müÅŸahede-i Rabbâniyeye mazhar olmalıdırlar.